Dövme Sildirme

Dövme yapan kişiler için en çok dikkat edilmesi gereken hususların başında, ileride dövmesini sildirme ihtimalini aklından yok edip ondan sonra dövme yaptırmaya karar vermektir. Burada sanatçıya düşen de -bu ihtimali sezebilmişse eğer-, böyle bir durumda o dövmeye hiç başlamamaktır. Sevgili ve eş portreleri, isimleri vb. yaptırılmadan önce mutlaka enine boyuna düşünülmelidir.

Bilinen en yaygın dövme silme şekli, lazer tekniği olmakla beraber, bu da Tam ve net sonuç verme garantisi olan bir yöntem değildir. Estetik cerrahi, daha net çözümler sunar, lakin oldukça pahalı bir yöntem olduğu da su götürmez bir gerçek. Peeling yöntemine benzer bir uygulamayla, tıpkı dövme yapılıyormuş gibi, dövme makinesi ile silinmek istenen bölgeye enjekte edilen bir sıvının daha sonra boyayı vucuttan atması sağlanabilir fakat bu uygulamanın da iyileşme sürecinin biraz sancılı olduğu gözlemlenmiştir.

 

Cover-up nedir?

Cover-up -bir dövmeyi, başka bir dövme ile kapatma yöntemi, ise, bu konuda alternatif sayılabilecek başka bir çözüm yoludur. Kapatma işlemi yeni bir deriye çalışmaktan daha zordur. Sebebi ise deride dövme yapılmış bölgenin yapılmamış bir bölgeye oranla daha hassas ve ince hale gelmesidir. Bu sebeple hem biraz daha pahalı, hem de daha önce yapılan dövmeye göre acı oranı yüksek olabilir.

Bu yöntemler sadece bizim bildiğimiz ve ülkemizde en çok uygulanan yöntemlerdir. Gelişen teknoloji ile birlikte tabii ki başka çözümler bulunmuş, ya da uygulanmaya başlaşlanacağı düşünülmektedir. Dünyada en yaygın ve etkili olan lazer ile dövme silme yöntemidir. Fakat bizim izlenimlerimize göre seansına 500 lira (minimum) ödediğiniz lazer uygulamalarında, sonuca en az 2-3 seanstan önce ulaşıldığı çok nadir olmuştur.

Tüm seanslar bittiğinde çalışma yapılan bölgede hem dövmenin belli belirsiz izi hem de hafif bir yanık izi oluşur. Yani dövme yaptırmadan önce enine boyuna düşünmek tercih meselesi olmaktan çok, bir zorunluluk diyebiliriz.

Günümüz teknolojileri baz alınarak söylemek gerekirse; dövme yaptırılmış bir bölgenin daha sonra hiçbir şekilde orjinal haline dönme olanağı yoktur.

kalıcı dövme

Dövme - Tattoo nedir? Nasıl yapılır?

İnsan bedeninin farklı malzemeler kullanılarak çeşitli uygulamalarla süslenmesi olgusunu, tarihin çok eski dönemlerinde görmek mümkündür.

"İnsan, niçin bedenini süslenme gereksinimini duyar?" "Bu durum yalnızca beğenilme, güzel görünme isteğinden mi ileri gelmektedir, yoksa bunun daha farklı ve derin anlamları mı vardır?"

Bu yazıda TATTOO olarak adlandırılan süslenme biçimleri arasında yer alan; "dövün, sim, dak, dağ" gibi isimlerle bilinen dövme adetinlerinden ve bu adetlerin Anadolu'da bin yıllardır vücut bulmuş yansımalarından söz edilmeye çalışılacaktır. Dövme; deri tarafından tümüyle yok edilemeyen bir boya maddesinin, belirli bir teknikle alt deri yüzeyine kadar işlenmesi olarak tanımlanabilir. Alt deriye ulaşmak için, sivri uçlu bir araçla yarıklar veya delikler açılır. Açılan bu yarıklara iğne, diken gibi bir araç yardımı ile gerekli boya maddesi aktarılır. Ya da Eskimoların kullandıkları farklı bir teknikte olduğu gibi, deri iğneyle delindikten sonra, is'e bulanmış bir iplik deriye geçirilerek, boya deri altına yerleştirilir. Diğer bir teknik; açılan yarıklara barut veya güherç içeren karışımları yayarak bunları ateşlemektir. Bu işlemlerden, özellikle derinin yakılması işleminden sonra deride hiçbir zaman çıkmayan açık veya koyu mavi renkli bir yanık izi oluşur.

Dövme yapılırken en çok kullanılan boya maddesi is'tir. İs'le birlikte çivit, antimuan tozu, kavrulup dövülmüş kemik tozu, çeşitli bitki özleri, safran ve kına kullanılır. Bu malzemelere göre deride beliren izler, kırmızıya yakın bir tonda olabilir. Yaptıranın uzun süre acıya katlanmasını gerektiren dövmenin yapıldığı mevsim de önemlidir. İyi bir dövme elde etmek için kaynak alınan litaratür; ilk çağlarda kamış ve yaprak boyaları ile yapılan dövmelerden söz etmekte, M.Ö.2000'lerden kalma Mısır mumyalarında bu dövmelere rastlanıldığını belirtmektedir.

İlkbahar dövme yaptırmak için en uygun mevsim sayılır. Hun kurganlarında çıkan cesetlerde, son derece kıvrak çizgilerle ve dekoratif bir anlayışla yapılmış düşsel yaratıklar ve koç figürlerinden oluşan dövmeler görülmektedir. Dinsel-mistik kaynaklı bu dövmelerin is olduğu ihtimali bulunan bir boyanın, deriye şırınga edilmesi ile oluştuğu düşünülmektedir. Pazirik kurganında, bir başka ana ait cesette bulunan dövmelerde olduğu gibi, Hunlarda da sadece asil ve kahraman kişilerin dövme yaptırabildiği, daha sonraları Kazak ve Kırgızlarda devam eden bu geleneğin yine kahramanlık niteliği taşıyan bireylerce uygulandığı bilinmektedir. Tastik mezarlarında ve daha sonra Altın Yiş mezarlarının birinde bulunan cesetlerde, vücudun bazı kısımlarının av sahnelerini tasvir eden dövmelerle süslü bulunduğu görülmektedir. Eski Roma'da, suçluları ve köleleri tanımaya yarayan dövmelere 19. yüzyıl İngiltere'sinde de rastlanılmaktadır. Cezayirli gemiciler aracılığı ile Osmanlı denizcileri arasında da yaygınlaşan dövme; XVII. yüzyıldan itibaren Yeniçerilerce bağlı bulundukları "orta'yı" simgelemek amacı ile yaptırılmaya başlanmış, Yeniçeri ocağının kapatılışına değin sürmüştür. İlkel topluluklarda dövme yapılırken törenler düzenlenirdi. Dövmeyi yapan kişi birtakım dinsel ve büyüsel kuralları yerine getirmek zorundaydı. Çeşitli model ve örneklere göre yapılan dövmelerin deriye işlenişi bazen aylarca kimi zaman birkaç yıl sürebilirdi. Dövmecilik, özellikle Okyanusya'da bulunan bazı adalarda (Markiz, Şamoa) ve Yeni Zelanda'da gelişmiştir. Deride yara açılarak yapılan dövme tekniğine Avustralya ve Merkezi Afrika yerlilerinde de rastlanılmaktadır. Dövmenin estetik yönüne göre çok daha önem taşıyan, yani hemen hemen her zaman; dinsel, büyüsel, sağaltıcı, toplumsal ve cinsel rolleri belirleyici, bağlı bulunan topluluğun işaret edici özelliği olmuştur.

 

Anadolu'daki dövme adetinin de bu yaklaşımla ele alınarak incelenmesi daha doğru olacaktır. Dövme adeti özellikle Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde yaygınlık kazanmıştır. 1991 yılında Gaziantep Barak bölgesinde iki Türkmen ve bir Kürt köyünde yaptığım araştırmalarda 40-45 yaşın üzerindeki erkek ve kadınların el, yüz ve vücutlarında, yörede "dövün" olarak adlandırılan dövmelere rastladım. Bu kişilerde el, yüz ve vücudun çeşitli bölümlerinde bulanan dövünler; 18-20 yaş civarı genç kızlarda yalnız sağ yanakta bir nokta şeklinde yer almaktadır. Yörede "gurbet" adı verilen, geçimini boncuk, iğne gibi ufak tefek gereçler satıp, karşılığında yumurta, arpa, buğday vb. alarak karşılayan küçük gezici gruplar tarafından, 15-20 yıl öncesine kadar isteyenlere dövün yapıldığı, şimdi ise bu uygulamanın devam etmediği belirtilmiştir. Dövün yapılmadan önce, dövmeyi yaptıracak kişi ya da "gurbet" tarafindan belirlenen şekiller yanmış kibrit çöpü yardımı ile vücut üzerine çizilir. Üç ya da dokuz adet olarak (bu rakamların mistik özelliği bilinmektedir) bir araya getirilerek sıkıca bağlanan iğnelerle deri dövülür; koyun ödü ve kazanların altından toplanan is'le hazırlanan karışım, bu dövülme sırasında alt deriye yerleştirilir. Kabuk bağlayan bu yara, zamanla iyileşir ve desen belirir.

Dövün; kadınlar tarafindan özellikle çene, çene altı, ayak bileği, boyun, göğüs ve el üstlerinde tercih edilmekte, erkeklerde ise burun üzeri ve alın ortasında, el üstlerinde, el bileğinde ve kollarda buna rastlanmaktadır. Bilinen dövme motifleri arasında; kadınlarda el üstü ve ayak bileklerinde rastlanan tarak ve ayna, genellikle yüze yapılan yıldız ve ayak bileklerinde halka motifleri önemli yer tutmaktadır. Bunlarla beraber 60 yaş civarındaki birkaç kadında dikkati çeken; çene altından başlayarak, boyunda devam eden ve iki göğüste şekillenen ceren motifidir. Erkeklerde daha çok şakaklarda ve kollarda yoğunlaşan Arap harfleriyle yazılmış isim ve ibarelere, arslan, yılan, ay gibi şekillere rastlamak mümkündür.

Dövmelerin ne için yapıldığı sorusuna genel olarak, "süslenmek" yanıtı verilmekle beraber; 60 yaş üzerindeki kadın ve erkekler uğur getirdiği, kazancı artırdığı, bereketi sağladığı inancı ile dövme yaptırdıklarını belirtmişlerdir. Ayrıca çocuğu olmayan kadınların bellerine yaptırdıkları dövme sayesinde çocukları olacağına ilişkin inanç mevcuttur. Ancak kentlerde çok yadırgandıkları, torun ve çocukları tarafindan çağdışı bulunduğu için büyük bir çoğunluğu dövmeyi sevmediğini söylemektedir. Asitli maddelerle yüzlerinden bu izi çıkarmak istemişler, ancak başarılı olamamışlardır. 1994 yılında Çankırı'da bir Türkmen köyünde yapılan çalışmada ise 50-55 yaş civarındaki kadınlarda, burnun üst kısmı ve alnın ortasında bulunan ay-yıldız şeklinde dövmenin dışında vücudun başka hiçbir yerinde dövmenin bulunmaması dikkati çekmiştir. Bu dövmenin özelliği ise; kız sütünün (yeni doğum yapmış ve kız çocuğu olmuş bir annenin sütü) is'le karıştırılması, bu karışımın dövmede kullanılmasıdır. Dövme yapılırken yine üç iğne bir araya getirilmekte, çeşitli kaynaklar bunun atalarından kalma bir süs olduğunu belirtmektedirler. Urfa, Mardin ve Diyarbakır'da dövme; dak ya da dek olarak da anılmaktadır. Bu yörelerde en fazla dikkat çeken dövme motifi, özellikle şakaklarda görülen beş parmağı stilize eden şekildir. Bu şekillere Gaziantep'te de rastlamak mümkündür. Bu motif S.V. Örnek'in de belirttiği ve Kızılcahamam'da "Yenge Mezarı" olarak anılan kadın mezarlarının başucuna konulan tahta işaretlerle büyük benzerlik taşır. Dövme motiflerinde mezar taşlarından, dokumalarımıza, mimarimizden, işleme tekniklerimize kadar uzanan ve hemen hepsinde dinsel, büyüsel, mitolojik, sosyal ve cinsel statü, aşiret işareti niteliği taşıyan motiflerin benzerlerini bulmak mümkündür. Bu motiflerin kişiyi rahatsızlıklardan, nazardan koruduğuna, güzellik ve yiğitlik getirdiğine olan inanç halen devam etmektedir. Günümüzde Batı'da çok yaygın bir uygulama alanı bulunan dövme, kentsel yaşamda özellikle gençler arasında giderek daha çok ilgi çeken bir süslenme biçimine dönüşmüştür. İstanbul'da dövme yapan bazı sanatçılar, dövme yaptıkları makinenin batma derinliğini ayarlayabildiğini, steril koşulların dövme yapımında büyük önem taşıdığını belirtmektedir. Bu kişilere göre dövme yaptıranlar, cinsel bakımdan daha çekici görünme, kendini güçlü hissetme, dikkat çekme, farklı olma ve süsleme amacı ile bu uygulamaya başvurmaktadır. Geçici dövmeler dışında vücuttan çıkarılması ancak cerrahi bir operasyonla gerçekleşen dövmelerin genellikle bayanlar arasında yaygın olduğu belirtilmektedir. Kısa bir değerlendirme yapıldığında Anadolu'da dövme adetinin; - Dinsel-büyüsel Köken - Bir aşirete olan bağlılığa yani bir anlamda damga niteliği oluşu - Süslenme olgusu taşımas - Hastalık ve nazardan koruması - Uğur ve tılsım niteliği bulunması gibi çok genel başlıklar altında toplanan nedenlere dayandığı söylenebilir. Günümüzde geleneksel kesimde önemini kaybetmiş durumda bulunan dövme adeti, kentsel kesimde giderek yaygınlık kazanmaktadır.

Kaynak: Fatih SERDAROĞLU – DÖVME KİTABI

geçici dövme

Geçici dövme nedir nasıl yapılır?

Geçici dövme genel olarak Hint Kınası ile yapılmakta ve kalıcı dövme gibi uzun süre vücutta kalmamaktadır. İz kalması gibi bir durum olmadığı gibi herhangi bir alerjik reaksiyon ( kına ile ilgili alerjisi olanlar hariç ) göstermemektedir. Belirli bir süre sonra kendiliğinden silinmektedir... Genellikle yaz aylarında yani "sezonluk dövme" olarak tercih edilirler.

 

Aylık dövme var mıdır?

6 Aylık yada 3 aylık dövme adı altında kandırılarak insanlara yapılan dövmeler belki zamanla kısmi deformelere uğrayacaklardır ama, asla tamamen çıkmayacaklardır. İki tip dövme vardır, biri kına ile yapılan maksiumum 2 yada 3 hafta kalabilen geçici dövme diğeri de, kalıcı dövme dediğimiz makine ile yapılan ve hiç çıkmayacak olan.

Bilinçsiz yada art niyetli bazı insanların çeşitli zaman dilimlerine bölerek sanki derinin içerisine zaman sensörleri yerleştirmişçesine anlamsız vaatlerde bulunmalarını anlayamadığımız gibi, bu konuda bize gelen 3 aylık dövme var mıdır ?, 6 aylık dövme yaptırsak ne kadar olur?, gibi soruları artık garipsemiş durumdayız. Hayatımızdaki en kalıcı kararlardan bir tanesi olan, dövme yaptırma fikri oluşmaya başladığı andan itibaren, emin olamadığımız en küçük bir detayı bile daha ciddi boyutlarda araştırıp, netleştirmeli ve adımlarımızı bu doğrultuda atmalıyız.

Eğer birileri çıkıp size günümüz teknolojisinde 3 ay sonra çıkacağını garanti edebileceği bir dövme önerisi sunarsa, mutlaka yazılı bir belge ve belli teminatlar talep edin, bakalım verebilecekler mi...

kalıcı makyaj

Kaş Kontürü nedir nasıl yapılır?

Kaş kontürü yapmaya başlanmadan önce kişinin isteği doğrultusunda ve yüze en uygun olduğu gözlemlenen kaş şekli belirlenir. Sonrasında cilde uygun ve kişiye özel hazırlanmış olan iğne ve boyayla yüze uygun kaş şekli çizilir. Kaş kontürü için kullanılacak boyanın tamamen bitkisel ve içeriğinde insan sağlığına zarar verecek hiçbir kimyasal madde bulunmadığından emin olunmalıdır. Kullanılan iğneler mikrop kapma tehlikesi sebebiyle mutlaka tek kullanımlık ve kişiye özel olmalıdır. Kaş kontürü uygulaması sırasında kişi fazla acı hissetmez, dilenirse özel uyuşturucu spreyler vasıtasıyla bu bölge uyuşturulup acısız bir uygulama yapılabilir. Kaş kontürü teknik olarak dövme yaptırmaya benzese de deri altına giren iğnelerin boyutları ve kullanılan malzemelerin farklılıkları ile dövme gibi acı verici bir uygulama değildir. Kalıcı makyaj yapımı sırasında ufak dokunuşlar haricinde hiçbir şey hissetmezsiniz ve kısa süre içerisinde kaşınızın yeni görüntüsüyle karşılaşmış olursunuz.

Kaş kontürü uygulamasında kullanılan boya özel cihaz sayesinde deri altına işlenir ve hiçbir yan etki ya da tahriş gözlenmez. Uygulama sonrasında kaş bölgesi üzerinde ufak bir kabul oluşma ihtimali olsa da kısa sürede iyileşir. Kaş kontürü uygulaması sırasında tahriş az olacağı için kaş bölgesindeki kabuklanmada çok az olacaktır. Bu miktar sadece sizin anlayabileceğiniz kadar küçük olacaktır. Ayrıca uygulama sonrasında kaş bölgesine sık sık nemlendirici sürmek oluşan kabuğun atılmasını hızlandıracaktır. İyileşme sürecinde nemlendirici krem kullanılması kabuğun kolay atılmasında önem teşkil etmektedir. Bölgenin kuru kalıp kabuğun zamanından önce düşmesi bu nemlendirici sayesinde önlenir. Kaşın kabuk atımı sırasında hiçbir şekilde elle ya da herhangi bir aletle müdahale olmamalıdır. Aksi takdirde verilen şekil bozulur ve tahribatlar oluşabilir.

Uygulama toplamda 2 veya 3 seansta tamamlanmış olur. Genellikle kaş kontürü uygulamasının ilk seansında kaş bölgesine kişinin istemiş olduğu ve yüz hatları ile uyumlu kaş modeli karar verilip uygulamaya geçilirken, daha sonraki aşamalarda eğer varsa kalan boşluklar doldurulup rötuşu yapılarak kaş son halini alır. Kaş kontürü uygulaması toplamda 20 gün içinde biter, kaş kullanıcının istediği şekle gelir ve son halini alır. Kabuk bağlama döneminde hafif koyu görünen renk iyileşme süreci tamamlandığında istenen renkte ve doğallıkta olur.

Kalıcı makyajın tarihinin günümüzden 5000 yıl öncesine dayandığı tespit edilmiştir. Görselliğe önem veren insanların sıkça tercih ettiği bu uygulama yetenekli ellerden çıktığında kusursuz ve doğal görüntü kolayca yakalanır. Bilindiği üzere kaş yüzü gösteren en önemli bölümdür. Bozuk bir kaş bütün yüz ifadesini değiştirebildiği gibi iyi alınmış ya da uygun makyaj uygulanmış kaş yüzde büyük farklılıklar yaratabilir. Kaş konturu yaptırmaya karar vermeniz kadar önemli olan bir diğer unsur da bu makyajı kime yaptırdığınızdır. Tıpkı dövme gibi geri dönüşü olmayan bir durum olduğundan ve yaşantınız boyunca bu makyajı yüzünüzde taşıyacağınızdan dolayı seçim yaparken acele etmemeli ve emin olmadığınız bir kişiye bu müdahaleyi asla yaptırmamalısınız.

 

Kıl Tekniği nedir?

Kaş yapısına uyumlu, kıl biçiminde pigmentasyondur. Kıl yöntemi ile ana kaş rengi kopyalanarak boşluk ve nadir olan kısımlar, kıl yöntemi ile yoğunlaştırılır. Klasik yöntemdeki boyanmış kaş görüntüsü yerine çizilmiş doğal kaş görüntüsü sağlanır. Düşük olan kaşların uç kısmı kıl yöntemi uygulaması ile kaldırılabilir ve yüzdeki hüzünlü ifade, yerini daha canlı ve estetik bir görünüme bırakır. Eksik olan bütün kaş, kıl yöntemi ile doğal görünümde yapılandırılabilir.

 

Dudak Kontürü

Dudak kontürü ile renksiz ve ince dudaklar renklendirilerek daha canlı bir görünüm kazanması sağlanır. Dudakta renk boşlukları ve yara izi varsa kamufle ederek dudakların normal görüntüsüne getirilebilir.

 

Eye Liner

Kalıcı eyeliner diğer adıyla kalıcı göz kontürü, göz bölgesinde kirpik diplerinden başlayarak dışa doğru yapılan pigment renklendirme işlemidir. Genelde siyah renk tercih edilir, fakat siyahında kendi içinde birçok tonu mevcuttur. Daha parlak siyahlar, kömür siyahı, açık siyah, fümeler vs. Bunun dışında kalıcı eyeliner de yeşil, mavi gibi renklerde kullanılır.

Bize nasıl ulaşabilirsiniz

Tattoomix
Firuzağa Mah. Defterdar Yokuşu 45/3
Cihangir Beyoglu – İSTANBUL
Telefon : 0212 296 24 19
Telefon : 0544 581 3011
Mail: 1tattoomix@gmail.com

Haftaiçi:
09:00 – 20:00
Cts-Pzr:
09:00 – 20:00